Web: http://www.teknoarsiv.net/

YAKINDA SİZİNLE

Blogger,Blogger Eklenti, Blogger Tema!


Gün

Saat

Dakika

Saniye

E-Bülten Aboneliği

E-Bültenimize Abone Olun Son Yazılar Mail Olarak size gelsin Yazılarımızı Kaçırmayın:

Copyright © Teknoloji Kalemim | Teknoloji Portalı | Türkçeleştirme http://teknolojikalemim.blogspot.com/

Uzay-Tekn. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uzay-Tekn. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2013 Cumartesi

15 yaşında Mars’a gidiyor


Birçoğumuz için hayallerimizin peşinde koşmak, aklımızdan geçen düşünceler ve sözlü-yazılı ifadelerin ötesine geçemiyor. Henüz 15 yaşında olan ve kendisine ‘Mars’a ayak basan ilk insan olmak’ gibi büyük bir hedef koyan Abigail Harrison, bugüne kadar başardıklarıyla hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen yeni nesil için benzersiz bir örnek oluşturuyor.
‘Adam olacak çocuk’ tabiri, sosyal medyanın etkisiyle kalıbını tamamen değiştiriyor. ABD’de yaşayan 15 yaşındaki bir genç, sisteme ayak uyduranların veya anne-baba egosunun kurbanı olanların aksine, bugüne kadar tanık olmadığımız bir başarı öyküsü ortaya koyuyor.
Henüz küçük bir çocukken astronot olmaya karar veren Abigail, annesinden aldığı destekle hayalini gerçekleştirmek için hiç vakit kaybetmeden çalışmaya başladı. Hayalini sadece anlatmakla yetinmeyen Abigail, açtığı blog sayfası ve sosyal medya ağlarıyla dünyanın dört bir yanında binlerce takipçiye ulaşmış durumda.
Ortaya koyduğu arzu dolu çalışmayla NASA’nın dikkatini çeken, Space.com ve Mashable gibi önde gelen bilim ve teknoloji sitelerine konuk olan Abigail, ABD televizyonlarının da merak ettiği bir isim haline geldi. Bunun en önemli sebeplerinden biri, Mayıs sonunda Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) göreve başlayacak olan astronot Luca Parmitano’nun, Abigail’i ‘Dünya’daki irtibat şefi’ olarak seçmiş olması.
‘Yeni şeyler keşfetmek ve bilinmeyenleri gün ışığına çıkarmak istiyorum’ diyen Abigail, kendisi için en mükemmel hedefin Mars olduğunu biliyor. Abigail, kısa zamanda elde ettiği başarının öyküsünü ve Mars’a uzanan hayallerini nasıl gerçeğe dönüştürmek istediğini ntvmnsbc’ye anlattı.
Yeni nesli temsil eden biri olarak etkileyici bir hikayen var. 15 yıl önce Mars’a gitmek hala bir hayal iken bugün düşünce senin gözlerinin önünde nasıl canlanıyor? Kızıl Gezegen’e yakın gelecekte gidebilme ihtimalimiz sence yüksek mi?
Bence Mars’a gitme ihtimalimiz veya ‘elimizdeki şanslar’ oldukça yüksek. Mars’tan öğrenebileceğimiz çok fazla şey olduğu gibi, Kızıl Gezegen’de geçmişte var olmuş veya şu an var olması muhtemel yaşam izlerini keşfetmeye yönelik kamuoyunda çok büyük bir heyecan var. Teknoloji geliştikçe, Mars’a gitme ihtimalimiz de bir o kadar artıyor. Nihayetinde, bir Mars görevi birçok ulusun bir araya gelmesini gerektirecek gibi görünüyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) yapılan çalışmalar ve yabancı devletlerin buna gösterdiği katılım geleceğin bize getireceklerini anlamak için güzel bir işaret.
Sadece ben değil, dünyada kimse Mars’a gitmek için senin kadar can atan bir genç görmedi. Sadece hayal etmekle kalmıyor, amacına ulaşmak için ciddi bir çalışma ortaya koyuyorsun. Bu ilham nerden geliyor?
Sahip olduğum ilham veya Uzay’a olan sevgim, doğduğum günden itibaren bende olan bir şey. Astronomi dünyasında yer alan ve yaptıkları seven birbirinden inanılmaz insanlarla tanıştığım yıllar boyunca, bu ilham giderek güçlendi. Merak eden, sorulara yanıt arayan bir yapım var. Yeni keşifler yapmaya ve bilinmeyenleri ortaya çıkarmaya duyduğum istek beni Mars’a ayak basan ilk astronot olmak konusunda teşvik ediyor. Dünyanın dört bir yanından gelen destek de bana ilham veren etkenlerden biri. Her gün bana tweet ve mesaj atan, e-posta gönderen insanların desteği, beni fazlasıyla motive ediyor.
Düzenli olarak Çince ve matematik çalışmanın yanında eğitimlere katılıyorsun. Astronot olmak için nasıl bir eğitim sürecinden geçmen gerektiği hakkında biraz bilgi verebilir misin?
NASA (ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) astronotu olmak için bilim, teknoloji veya matematiğin ilgili alanlarında üniversite eğitimi almanız gerekiyor. Ayrıca, üç yıllık çalışma tecrübeniz olması ve Rusça bilmeniz lazım. Şu an için lisede eğitim gören biri olarak en iyisini yapmaya ve alabildiğim tüm ileri dersleri almaya çalışıyorum. Minnesota Üniversitesi’ne başvurarak gelecek yıl İkincil Eğitim Sonrası Opsiyonu (PSEO) için başvurdum. Bu sistem, lise öğrencilerinin üniversiteye daha erken başlamasına imkan veriyor. Aynı zamanda, Rusça öğrenmeye başlayacağım. Son olarak, astronot olabilmek için belli bir fiziksel yeterlilik gösterebilmeniz lazım. Haftada 15 saat jimnastik yaparak astronot olabilmek için gereken güce ve dayanıklılığa sahip olmayı istiyorum.
İtalyan astronot Luca Parmitano akıl hocalığını yapıyor. UUİ’de görev yapacak Luca ve diğer astronotlarla nasıl bu kadar yakın bir ilişki kurdun?
Luca Parmitano ile şans eseri havaalanında tanıştım. Annemle beraber 16 Mayıs 2011 tarihinde Endeavour Uzay Mekiği’nin en son görevi için ateşlenmesini izlemek çin Floriada’daki Kennedy Uzay Merkezi’ne gitmiştim. STS-134 görevinin gerçekleştirecek olan Endeavour’un ateşlenmesinin ardından eve dönüş yolunda Luca ile tanıştık. Şans eseri, uçaklarımız kalkmadan önce konuşmaya vaktimiz oldu. Luca bana e-posta adresini verdi. Ben de ona akıl hocam olmayı isteyip istemeyeceğini sordum. Özel bir Apollo etkinliği gibi uzay etkinlikleri ve uzay kamplarında diğer astronotlarla tanıştım. Birçok astronotun yanı sıra çok sayıda alanında uzman insanla tanışma şansı yakaladım. Tanıştığım tüm insanlar bana ilham verdi ve hayallerimi desteklediler.

3 Şubat 2013 Pazar

Almanya Asteroide robot yolluyor

Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi, 2013’te yoğunlaşacağı hedef ve projeleri açıkladı.
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) önde gelen destekçilerinden Almanya, 2013’te yoğunlaşacağı bir dizi projeye açıkladı. Alman uzaycılık kurumunun hedefleri arasında bir asteroide robot yollamak da bulunuyor.
Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi (DLR), 2013’te yoğunlaşacağı hedef ve projeleri açıkladı. Alman uzaycılık dairesi bütçesinin yarıya yakınını Avrupa Uzay Ajansı ile ortaklaşa yürütülen projelere ayırıyor.
Almanya, insanlı uzay araçlarından uluslararası havacılığı engelleyen volkan püskürmelerinin araştırılmasına bir dizi alanda araştırma yürütecek.
Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin 2013 hedeflerini Deutschlandradio’ya değerlendiren uzman Dirk Lorenzen, merkezin tek bir alandan ziyade farklı konulara yoğunlaştığına dikkat çekti. Bunlar arasında öne çıkan belli başlı projelerin olduğunu kaydeden Lorenzen, bir asteroide yollanması öngörülen insansız uzay aracının da bunlardan biri olduğunu belirtti.
Alman uzay ajansı bu misyonu Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile ortaklaşa yürütüyor. Japonya, bunun için geliştirdiği Hayabusa-II isimli uzay aracını gelecek yıl uzaya fırlatacak. Aracın göktaşına varması birkaç yılı bulacak. Ulaştığında ise Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi bünyesinde geliştirilen Mascot isimli keşif aracı devreye girecek. 10 kilo ağırlığındaki Mascot, göktaşının yüzeyini inceleyecek, fotoğraflar çekecek. Asteroid’in farklı noktalarında ölçüm ve görüntüleme yapabilmek için zıplayarak hareket edecek.
Uzman Dirk Lorenzen, Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi’nin bu yıl içinde Mascot’un geliştirilip tamamlanmasına yoğunlaşacağını söyledi. Uzaycılık merkezi, robotik araştırmaları alanında dünya çapında saygın bir yere ve tecrübeye sahip.
JAPONYA İLE İŞBİRLİĞİ
2013 yılında uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi, bir başka gündem başlığı olarak öne çıkıyor. Japonya ile uzaycılık alanında yapılan işbirliğine büyük önem veriliyor. Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi’nin Washington’un ardından Japonya’nın başkenti Tokyo’da da temsilcilik açacak olması bunun açık bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Uzman Lorenzen, merkezin bu alandaki yaklaşımının nedenlerini şöyle anlattı: “Merkezimizin başkanı Jan Wörner, neden Çin yerine Japonya’nın seçildiğini soranlara gerekçe olarak, diğer Uzak Doğu ülkeleriyle Japonya üzerinden iletişim kurmanın daha kolay olduğunu söylüyor. Almanya uzaycılık dairesi başkanının Çin ile işbirliğinden çekinmesinin bir diğer nedeni de, fikri mülkiyet hakları. Almanya, uzaycılık çalışmalarında tek bir ülke yerine birden çok partnerle çalışmayı tercih ediyor. Günümüzde birçok alanda gözlenen Çin heyecanının, Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi’nde yerini temkinliliğe bırakıyor.”
NASA İLE YAKIN İŞBİRLİĞİ
Uluslararası Uzay İstasyonu’nun inşası ve Amerikan Hava ve Uzaycılık Dairesi (NASA) ile işbirliği bir başka gündem başlığını oluşturuyor. Alman uzaycılık merkezi Uluslararası Uzay İstasyonu’nun önemine inanıyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) bir süre önce Napoli’de düzenlenen toplantısında da bu kapsamda kararlar alınmasını sağladı.
Uzman Dirk Lorenzen, bu alandaki adımların ortaklıklar çerçevesinde atılacağını söyledi. Lorenzen son olarak şunları dile getirdi: “Uluslararası Uzay İstasyonu bir taraftan araştırma laboratuarı olarak kullanılmaya devam edecek. Ancak istasyonun inşasında NASA ile daha yakın işbirliğine gidilecek. NASA, yeni nesil insanlı uzay araçlarını Avrupalı ortaklarıyla birlikte geliştirecek. Yeni uzay araçlarındaki servis modüllerini Avrupalılar yapacak. Bunlar, aralarında araç bilgisayarı, kontrol birimi, elektrik ve su şebekesinin de bulunduğu kısımlar. Bir başka ifadeyle uzay gemisinin akla gelebilecek tüm teknik donanımı Avrupa’dan çıkacak. NASA, Avrupa uzaycılığının kendini kanıtlamış araçlarından ATV gemilerinin teknik özelliklerini de yeni araca adapte edecek. İşbirliğinin somut detayları bu yıl ortasında belli olduktan sonra çalışmalara başlanacak.”

4 Ocak 2013 Cuma

NASA bir rekora daha imza attı!

NASA iyon itiş gücüyle çalışan yeni roket itiş sisteminin 43 bin saatlik stres testini tamamladı.


Amerikan Havacılık ve uzay Dairesi NASA, Evrimsel Ksenon İtici (NEXT) projesinde 7 kilowatt kapasiteli iyon iticisi geliştirdi.
Kimyasal iticilere göre daha düşük enerjide çalışan bu roket itiş sistemi teknolojisi 10-12 kat yakıt verimliliği sağlarken sunduğu potansiyel ile iyi bir uzay aracına dönüştürülebilme kapasitesi sunuyor.
NASA bu yeni füze teknolojisinin stres testinde yeni bir rekora imza attı. 43 bin saat çalıştırılan iyon itici, 770 kilogram kselon yakıtı kullandı. Böylece gelecekte güneş sistemine gönderilen uzay araçlarının roket itiş güç sistemi olarak kullanılabileceğini kanıtladı.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Mars'ı izlemek isteyenler gelsin

Ankara Üniversitesi Rasathanesi Mars'ı görmek isteyen herkese teleskop yardımı ile sunum yapacak. Ankara Üniversitesi (AÜ) Rasathanesi'nin halk günü etkinlikleri kapsamında yarın saat 19.30'da başlayacak etkinlikte katılımcılar, ışık kirliliği altında unutulan yıldızlar, gezegenler ile görsel bir şölen yaşayacak. Havaların açık olması durumunda, kızıl gezegen Mars, kraterleriyle Ay ve halkalı dev gezegen Satürn teleskoplarla izlenecek.

30 Kasım 2012 Cuma

Mars'a 80 bin nüfuslu koloni kuruluyor!

SpaceX’in kurucusu Elon Musk, Mars’a insan gönderme planlarının detaylarını açıkladı


ABD’nin özel uzay-havacılık şirketi olan SpaceX’in kurucusu Elon Musk, Mars’a insan gönderme planlarının detaylarını açıkladı. Musk, 500 bin dolarlık bilet parasını ödeyen gönüllülerle Kızıl Gezegen’de 80 bin nüfuslu bir koloni kurmak istediğini belirtti.
NASA’yla gerçekleştirdiği ortak projelerle bilinen SpaceX’in başkanı Musk,  Dünya’dan Mars’a insan taşıyacak uzay araçları ve roketler geliştirerek, Kızıl Gezegen’de büyük bir koloni kurmak istediğini açıkladı. Planları çizilen projeye göre, ilk olarak 10 kişilik bir ekibin gönderileceği Mars’a yapılacak yolculuklar için sıvı oksijen ve metan kullanan roketler kullanılacak.
Londra’da geçtiğimiz hafta düzenlenen Kraliyet Havacılık Topluluğu konferansında konuşan Musk, “Mars’ta kendi kendisine yeten bir medeniyet başlatabiliriz. Bu medeniyet zamanla çok büyük bir boyuta ulaşabilir” dedi. Musk, Mars planı kapsamında ilk aşamada Dünya ile Mars arasında mekik dokuyacak uzay araçları kullanılmasını düşünmüyor.
Space.com web sitesi ne açıklama yapan Musk, “Eğer gidip gelecek uzay aracı kullanacaksak, çok fazlasına ihtiyacımız olur... Dünya ve Mars’ın yörüngesi aynı düzlemde olmadığı için çok güçlü bir itici güce ihtiyaç duyarız” dedi.
“DRAGON KULLANILMAYACAK”
Musk, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) astronot taşıması için geliştirilen ve şu an kargo görevlerinde kullanılan Dragon uzay aracının, Kızıl Gezegen’e yapılacak yolculuklar için kullanılmayacağını söyledi.
Musk, insan taşıması için kullanılacak aracın Mars Koloni Taşıyıcısı veya Büyük Kargo Taşıyıcısı (MCT) olarak adlandırılan dev bir yeniden kullanılabilir roket olabileceği sinyalini verdi. Roket içindeki oksijen yoğunluğunun yüzde 30-40 olmasını planlayan Musk, roketteki sıvı suyun ise Mars’ın öncüleriyle güneş arasındaki bariyeri oluşturmasını düşünüyor.

BİLET 500 BİN DOLAR
Musk, Kızıl Gezegen’de yaşamak isteyenler için belirlenen 500 bin dolarlık bilet fiyatının çok fazla olmadığını belirtti: “Bilet fiyatı, gelişmiş ülkelerdeki birçok insana, özellikle 40’lı yaşlarında olanlara böyle bir yolculuk yapma imkanı vermeli” ifadesini kullandı.
Musk, proje hayata geçmeye hazır olduğu zaman Dünya nüfusunun 8 milyar olacağını, Mars’ta ise yaklaşık 100 bin kişinin yaşayabileceğini öngördü. Proje için özel sektörün devletten yardım alması gerektiğini de ifade eden Musk, projenin 36 milyar dolarlık bir fatura çıkaracağını düşünüyor. Bu rakam, ABD’nin GSYİH’nın yüzde 0.25’ine denk geliyor.
Musk, ‘80 bin koloni insanı, bilet için 500 bin dolar öderse, Mars projesi için 40 milyar elde edeceklerini’ ifade etti. Bu paramın bir kısmı, koloninin kurulması için harcanacak. Zamanla Mars’a düzenli yolculuklar başlayınca yolculuk maliyeti de azalacak.
DEV MARS ROKETİ
Mars planında insanları taşımak için en gereken roket, bugün Dragon uzay aracını ateşlemek için kullanılan SpaceX üretimi Falcon 9’un çok daha gelişmişi olacak.
Henüz taşıma yükü planlandığı kadar yüsek olan bir roket üretmeye hazır olmadıklarını belirten Musk, bu konudaki planların gelecek yıl açıklanacağını ifade etti.
Geliştirilemesi düşünülen roket ise iniş takımları bulunan Grasshoper. Prototipi iki kısa test uçuşu yapan roket, 21 Eylül’deki ilk denemede 6 metre yükseldi. 1 Kasım’da yapılan ikinci testte ise roket 5.4 metre yükseldi.  Denemelerde elde edilmek istenen irtifa ise 30 metre.

Evrendeki en büyük kara deliklerden biri bulundu

Max Planck Astronomi Enstitüsü’nden (MPIA) Remco van den Bosch önderliğindeki bir grup bilim adamı, “Nature” dergisinde yayımlanan araştırmalarında, Güneş’ten 17 milyar kez daha büyük olan kara deliğin, galaksilerin oluşumuyla ilgili insanoğlunun bildiği her şeyi değiştirebileceğini açıkladı.
ABD’nin Teksas eyaletindeki Hobby-Eberly Teleskobunu kullanarak 900 galaksiyi tarayan bilim adamları, devasa kara deliği Dünya’dan 220 milyon ışık yılı uzaklıktaki Perseus Takımyıldızı’nda buldu.
Şimdiye kadar galakside bulunan yıldızlar ile galaksinin merkezindeki kara deliğin büyüklüğü arasında doğrudan bir ilişki olduğu varsayılıyordu. Ancak galaksi oluşumuyla ilgili tüm kuramlarda önemli bir rol oynayan bu varsayım, nispeten küçük bir galakside devasa bir kara deliğin keşfedilmesi ile çürütüldü.
Samanyolu Galaksisi’nin dörtte biri büyüklüğündeki NGC 1277 Galaksisi’nde keşfedilen kara delik, galaksinin toplam kütlesinin yüzde 14′ünü oluşturuyor. Diğer kara delikler için bu oran, ortalama yüzde 0,1.
Yeni keşfedilen kara deliğin, yaklaşık 8 milyar yıl önce ortaya çıktığı ve gelişim süreci içinde çok fazla değişime uğramadığı sanılıyor.
Şimdiye kadar keşfedilen en büyük kara deliklerden biri, Güneş’ten 4 milyon kez büyük ve Güneş Sistemi’nin de içinde yer aldığı Samanyolu Galaksisi’nin merkezinde bulunuyor.

3 Kasım 2012 Cumartesi

Göktürk-2 için geri sayım!

Türkiye'nin milli kaynaklarla geliştirdiği ikinci gözlem uydusu Göktürk-2, Kasım ayının ilk haftası Çin'in Jiuquan Uzay Üssü'ne gönderilecek.

TÜBİTAK ve TAI mühendislerinin ortaklığında gözlem amaçlı üretilen ve RASAT'ın ardından milli kaynaklarla geliştirilen ikinci gözlem uydusu Göktürk-2, 15-25 Aralık tarihleri arasında Çin'deki fırlatma üssünden uzaya gönderilecek.
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdür Vekili Tamer Beşer, yaptığı açıklamada, Göktürk-2 uydusunun TAI ile TÜBİTAK mühendislerinin ortaklığında üretildiğini ve uydunun ana işleticisinin Milli Savunma Bakanlığı olduğunu vurguladı.
Fransa'da son testleri yapılan uydunun Türkiye'ye getirilmek üzere olduğunu belirten Beşer, uydunun Kasım ayının ilk haftasında Ankara'dan Çin'e gönderileceğini söyledi.
Göktürk-2'nin Çin'in Gobi Çölü'ndeki Jiuquan Uzay Üssü'nden uzay yolculuğuna çıkarılacağını kaydeden Beşer, fırlatmanın 15-25 Aralık tarihleri arasında planlandığını açıkladı.
Ağırlığı 450 kilogram olan uydunun 2,5 metre çözünürlüğü bulunduğunu anlatan Beşer, Göktürk-2'nin teknolojik özelliklerini şöyle sıraladı: “Göktürk-2'de tüm görev bilgisayarının yazılımı ve görev bilgisayarı yüzde 100 yerli olarak üretildi. Milli uçuş bilgisayarı, yazılımlar yer istasyonu yazılımlarımız yüzde 100 yerli. Uydunun 2,5 metre çözünürlüğü bulunuyor. RASAT'da bu çözünürlük 7,5 metreydi. Göktürk-2, Türkiye ve civarından aldığı görüntüleri anında Türkiye'ye indirebilecek. Yerden 700 kilometre yükseklikte güneşe eş zamanlı yörüngeye girecek olan uydu, dünyanın herhangi bir noktasından görüntü de alabilecek. Uyduyla haberleşme, Türkiye'nin bulunduğu bölgeden uydunun geçtiği sabah ve akşam saatlerinde kurulacak. Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak. Her turda kuzey ve güney kutbundan bir kez geçecek.”
“Göktürk-2'de daha tecrübeliyiz”
Uydunun devreye alma işinin Norveç'in Svalbard Adası'ndan yapılacağını bildiren Beşer, fırlatma tarihlerinde bölgede 6 ay gece yaşanacağından buradaki Türk mühendislerinin çalışmalarını gece yürüteceğini söyledi.
Göktürk-2'nin bir yer gözlem uydusu olduğunu anlatan Beşer, uydunun çevre, şehircilik, doğal afet gibi durumlarda da rahatlıkla kullanılabileceğini dile getirdi.
Türkiye'nin dünyada uydusunu kendi yapan ülkeler statüsüne geldiğini, Göktürk-2'nin görüntü çözünürlüğünün de iyi bir seviyede olduğunun altını çizen Beşer, “Dünya üzerinde kendi uydusunu yapan bir ülke olarak ilk 25'teyiz. Bu güzel bir yer. Çünkü Avrupa ülkelerini de sayıyoruz burada. Bu listede ön sıralarda, fırlatma kabiliyeti olan ülkeler geliyor” diye konuştu.
Türkiye'nin, RASAT'ı başarılı bir şekilde uzaya fırlatmanın verdiği tecrübeye sahip olduğuna işaret eden Beşer, “Göktürk-2'de daha tecrübeliyiz. Fırlatmanın hemen ardından ilk sinyali alabilmeyi tahmin ediyoruz” dedi.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Karadeliğin en dıştaki bölgesi görüntülendi!

Bilim insanları, ilk kez bir karadeliğin en dıştaki kenarına ait bölgesine ait bir görüntüyü oluşturmayı başardı. Ayrıca, maddenin, kara deliklerinin ‘geri dönüşü olmayan’ noktası olarak bilinen olay ufkuna (event horizon) ulaşmadan önceki görüntüsünü elde etti.

Gök bilimciler, karadeliğin dönüşü olmayan noktasına ilerleyen maddenin görüntüsünu sunan ilk çizimi elde etmelerinin yanı sıra, dev karadeliklerle etraflarındaki maddenin etkileşiminden doğan kozmik akımların kaynağını bulduklarını öne sürdü.
Her galaksinin merkezinde, bir dev karadeliğin yattığına inanılıyor. Boyutları değişebilen karadeliklerin etrafını, kozmik birçok parçacığın oluşturduğu ‘çöküntü çemberi’ çeviriyor. Bu çemberin içindeki parçacıklar, bir deliğe dökülmeden önce daireler çizen su gibi karedeliğin etrafında hareket ediyor. 
Gök bilimciler, karadeliklerden uzayın boşluğuna yayılan çok büyük miktardaki kozmik parçacığın, karadeliğin manyetik alanıyla çöküntü çemberinin etkileşiminden kaynaklandığını düşünüyordu. Uzayın çok uzak noktalarına parçacık püskürtebilmelerinden dolayı, karadeliklerde oluşan bu akımların evrenin farklı köşelerindeki madde dağılımında önemli rol oynadığı düşünülüyordu.

SANAL TELESKOPLA YENİ BİR KEŞİF

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, ABD’nin Hawaii, California ve Arizona eyaletlerindeki dört farklı bölgeden teleskobu birbirine bağlayan gök bilimciler, çok güçlü bir ‘sanal teleskop’ oluşturmayı başardı.
Görsel teleskop, gök bilimcilerin Dünya’dan 50 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan M87 Galaksisi’nin merkezindeki karadeliği en net şekilde incelemelerini sağladı. Elde edilen görüntülerde, karadeliğin en dıştaki kenarına ait en detaylı çizim de ortaya çıkarıldı.
Araştırmalar sonucunda, karadelikten saçılan kozmik akımın, karadeliğin çapının 5.5 katı olduğu anlaşıldı. Kozmik akımın kaynağının ise karadeliğin merkezine en yakın olan, dolayısıyla en küçük çöküntü diskinin merkezi genişliğinde olduğu ifade edildi.
M87 Galaksisi’nin merkezindeki karadeliğin ve etrafındaki çöküntü diskinin birbirlerine çok yakın olduğu ve aynı yönde döndükleri de elde edilen bulgulardan bir tanesi. Bilim insanları, gelecekte yapılacak araştırmalarda daha fazla teleskopu birbirine bağlamayı ve daha ayrıntılı incelemeler gerçekleştirmeyi planlıyor.

4 Eylül 2012 Salı

360 derece Mars!

NASA, Curiosity'nin Mars üzerinde çektiği fotoğrafları bir araya getirerek panorama görüntüler oluşturdu.
NASA, bugüne kadar çekilmiş Mars fotoğraflarını Google Street View-esque versiyonunu kullanarak birleştirdi ve 360 derecelik bir Mars panoraması hazırladı.
Bu 360 derece panoramik uygulama ile Curiosity'nin ilk inişinden sonra Mars'ta karşılaştığı görüntüye tanık olabiliyoruz.
Oluşturulan Mars panoramalarının sonuncusu ise geçtiğimiz temmuz ayında yapılan Greeley Haven (Greeley Cenneti) panoraması.
Greeley Haven, Mars'a 3 aylığına gönderilen ama 8 yıldan fazla zaman geçiren NASA'nın tekerlekli robotu Opportunity'nin çektiği 817 fotoğrafın biraraya gelmesi ile oluşuyor.
Mars'a ait sanal turları, http://mars.arounder.com/ adresinde bulabilirsiniz.

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Mars yarışında NASA'ya sürpriz rakip!

Hindistan'ın gelecek yıl Mars'a bir uzay aracı göndereceği bildirildi.

Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, planlanan Mars'a yönelik insansız uzay görevinin, Hint bilim ve teknolojisinin attığı dev bir adım olacağını söyledi.
Singh, Hindistan'ın İngiltere'den bağımsızlığını kazanmasının 65. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Hindistan hükümetinin Kızıl Gezegen hakkında önemli bilimsel bilgi toplayacak uzay görevine onay verdiğini belirtti.
Uzay aracının Mars'a 11 ay içinde yaklaşmasının beklendiğini kaydeden bilim adamları, uzay aracının bundan sonra Mars yörüngesine yerleştirileceğini bildirdi.
Hindistan'ın 1960'lı yıllardan beri faal bir uzay programı bulunuyor.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Ay'a seyahat başlıyor

Özel bir uzay şirketi, Ay’a turist seyahatlerinin üç yıl içinde başlayabileceğini duyurdu. “Biletleri satmaya hazırız” denilenuçuşun bedeli 100 milyon sterlin (283 milyon TL).
İlk uçuş 2015’te başlıyor

Isle of Man merkezli özel sektöre ait İngiliz uzay şirketi Excalibur Almaz, Ay’a turist göndereceğini açıkladı.

1972 yılındaki Apollo 17 görevinden sonra Ay’a yapılacak ilk insanlı uçuşun, 2015 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Yolcular, önce uzay istasyonlarından birine kenetlenecek. Daha sonra buradan Ay’a giderek Dünya’nın uydusuna ilk ayak basan Neil Armstrong’un heyecanını tadacaklar. Dünya ile Ay arasında uzaklık 384.403 km.

Yolculuk 4 ay sürecek

Dört ay sürecek bu heyecan verici yolculuğa katılmak isteyenler, 100 milyon sterlini (283 milyon TL) gözden çıkarmalı. Şirketin kurucusu Art Dula, İngiltere’nin başkenti Londra’da yaptığı basın toplantısında kapsülü tanıtırken, “Biletleri satmaya hazırız” dedi. Excalibur şirketi, Rus firması NPO Mashinostroyenia’dan iki uzay istasyonu ve dört kapsül satın almıştı. Uzay turistleri, bugüne kadar sadece Uluslararası Uzay İstasyo-
nu’na gitti.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Türkiye, insansız savaş uçağı yapacak!

Savunma Sanayii Müsteşarlığı koordinasyonuyla Türk Silahlı Kuvvetleri, sanayi kuruluşları ve üniversitelerin işbirliği ile ''Türkiye İHA Sistemleri Yol Haritası'' çalışması gerçekleştirildi. 2011-2030 yılları arasındaki 20 yıllık süreci kapsayan bu yol haritası ile tedarik ve Ar-Ge projelerini yönlendirici, şirket ve devlet kaynaklarının maliyet etkin ve verimli kullanılmasını sağlamaya yönelik planlamalara yardımcı olacak bir başvuru kaynağına ulaşılması hedeflendi.

Türkiye İHA Sistemleri Yol Haritasından derlenen bilgilere göre, bu çalışmada, TSK'nın göreve yönelik muhtemel ihtiyaçları gözönüne alınarak buna yönelik temel sistem konseptleri ile gerekli teknolojiler ve kabiliyetler belirlendi ve kısa-orta-uzun vade hedefler öngörüldü. Yol haritası ile İHA'larla ilgili bilgi havuzu oluşturmak, bilgi karmaşıklığını önlemek ve bu suretle durum farkındalığı geliştirmek, terminolojide ortak bir lisan oluşturmak da amaçlandı. Özgün projelerde edinilen kabiliyet ve deneyimle gözlemlenen hataların tekrarlanmaması, bu projelerden çıkarılan derslerin paylaşılması da yol haritasının diğer hedefleri arasında yer aldı.

Türkiye'nin İHA'lara ilgisi 20 yıl önce başladı

Türkiye'nin 1990'lı yıllarda, hazır alım projeleri ile başlayan insansız hava araçlarına (İHA) ilgisi, özellikle 2004 yılında alınan kararla Yurt İçi Geliştirme Modeli sayesinde hız kazandı.

İnsansız araçlar, askeri ve sivil alanda geleceğin sistemleri olarak görülürken, özellikle İHA sistemleri, monoton, insan odaklanmasının yitirileceği uzun süreli, aşırı dikkat sarf etmeyi gerektiren görevlerde, tehlikeli veya riskli ortamlarda 20'inci yüzyılın başından bu yana kullanılıyor. Hazırlanan çalışmaya göre, Gelecekte gelişmiş dünya ülkeleri silahlı kuvvetlerinin kullandığı sistemlerin büyük bir çoğunluğunun insansız sistemlerden oluşması söz konusu. Günümüzde de 40'tan fazla ülke tarafından İHA sistemi geliştirme ve üretimine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Türkiye İHA Sistemleri Yol Haritasına göre, 2030 yılına kadar Türk İnsansız Savaş Uçağının (TİSU) milli imkanlarla gerçekleştirilmesi için gerekli teknolojik altyapının oluşturulması ve yakın zamanda kaynak planlamasının yapılarak fizibilite çalışmalarına başlanması amaçlanıyor. İHA Sistemleri Yol Haritası çalışmasının, insansız kara-deniz araçları da dahil tüm otonom sistemleri kapsayacak şekilde ''İnsansız Sistemler Yol Haritası''nın oluşturulmasına öncülük etmesi planlanıyor.

İHA sistemlerinde yurt dışına bağımlılığın getirdiği çeşitli sıkıntılar (ülkeler arası veya küresel krizler, çeşitli kısıtlamalara tabi alt sistemlerin temininde yaşanan sorunlar, bakım/işletmede bağımlılık, kritik yazılımlara hakimiyet) sebebiyle TSK'nın ihtiyaç duyduğu İHA sistemlerinin en kısa sürede ve en düşük maliyetle tedarik edilebilmesi amacıyla yaklaşık 10 yıldır yurt içi özgün sistem geliştirme çalışmalarına hız verildi.

Hedef uçak ve GİHA geliyor

Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlıklarının ihtiyacı olan eğitim atışları, hava savunma sistemleri eğitimleri ve ilgili silah sistemi performans kontrollerini yapmak amacıyla ''Hedef Uçak sistemi'' geliştirilecek. Söz konusu sistemin sözleşmesi bu yıl içinde imzalanacak.

Gemiye konuşlu insansız hava aracı (GİHA) projesi

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan deniz harekat alanında etkili su üstü keşfi yapabilecek, gemiye konuşlu ve dikey iniş-kalkış yapabilen insansız hava aracı tedarik edilecek. Bu projenin sözleşmesinin ise gelecek yıl imzalanması planlanıyor.

İhracat

Çalışmada, 2010 yılında 5 milyar dolara ulaşan İHA sistemleri küresel pazarındaki artışın katlanarak devam edeceği, önümüzdeki 10 yıllık süreç içerisinde dünya İHA sistemleri pazarının büyüklüğünün 50 milyar dolara ulaşacağı bekleniyor.

Öte yandan TSK envanterine girişi yaklaşık 20 yılı bulan İHA sistemlerinden bazılarının proje başlangıç tarihleri ile kullanım durumları şöyle:

Proje Başlangıcı Sistem Adı Üretici Firma Kullanım Durumu

1989 Banshee Meggitt Envanterde
1990 UAV-X1 TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
1995 Keklik TUSAŞ Envanterde
1995 Turna TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
2002 Harpy-1 IAI Envanterde
2003 Baykuş TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
2003 Pelikan TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
2004 Martı TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
2004 Güventürk ODTÜ Prototip üretimi
2004 Turna/G TUSAŞ Envanterde
2004 ANKA TUSAŞ Geliştirme aşamasında
2005 Arı Vestel Savunma Prototip üretimi
2005 Efe Vestel Savunma Prototip üretimi
2005 Heron IUP Envanterde
2006 Bayraktar Kalekalıp/Baykar Envanterde
2006 Öncü TUSAŞ TİHA Projesi, geliştirme platformu
2006 Globiha Global Teknik Sivil kullanım
2007 RİHA-1 İTÜ-ROTAM Geliştirme aşamasında
2007 Gözcü TUSAŞ Ar-Ge projesi ürünü
2008 Aerostar Aeronautics Envanterde
2008 Malazgirt Baykar Makine Envanterde
2008 TAKTİK İHA ODTÜ Geliştirme aşamasında
2009 RİHA-2 İTÜ-ROTAM Geliştirme aşamasında
2010 Karayel Vestel Savunma Geliştirme aşamasında
2011 Çaldıran Kalekalıp/Baykar Geliştirme aşamasında
2012 ANKA (Blok A) TUSAŞ Sözleşme aşamasında

2 Aralık 2011 Cuma

110 bin euroya uzaya yolculuk!

Dünyada ilk kez 2014 yılında uygulanması beklenen uzay tatili için Türkiye'den de talep toplanmaya başlandı. 2 saatlik 'yakın uzay' turunun kişi başı fiyatı ise 110 bin euro.

İspanyol zero2infinity şirketinin 'Bloon' projesinin Türkiye ayağı için talepleri toplayan VIP Turizm, özel tasarlanmış kapsülle toplam 6 saatlik yakın uzay yolculuğuna gönderecek.

Projenin toplam 20 milyar euro'luk yatırımla hayata geçirildiğini belirten Zero2infinity CEO'su Jose Mariano Lopez-Urdiales, "Şimdilik deneme uçuşları yapıyoruz. İlk ticari uçuşumuz 2014'te başlayacak.

1 Ocak 2012 itibariyle kayıtları alacağız" dedi. Bu projeyi yakın uzayın bir çocukluk hayali olarak kalmaması için gerçekleştirdiğini ifade eden Urdiales, 360 dereceli dünya manzaralı bir kapsülle 36 km'ye kadar çıkacaklarını ve balon yükselip istenilen noktaya ulaşınca paraşütle aşağı inmeyi planladıklarını söyledi.

Projenin NASA ile bir ilgisi olmadığını da ifade eden Urdiales, 'Bloon' adını verdikleri kapsülün montajını ve tasaramını kendilerinin yaptığını, Avrupa ve Kanada'dan tedarikçilerle çalıştıklarını vurguladı.

30 Eylül 2011 Cuma

Kara deliği yakaladılar!

Kara deliği iş üzerinde yakaladılar!

NASA, yeni teleskobu sayesinde galaksinin merkezindeki kara deliği işte böyle yakaladı...


NASA, WISE isimli kızıl ötesi uzay teleskobunu kullanarak evrenle ilgili yeni bir olayı da fotoğrafladı. GX 339-4 isimli ve dünyamızdan yaklaşık 20 bin ışık yılı uzaklıktaki kara delik, WISE sayesinde parlak bir jeti dışarıya verirken görüntülendi.
Galaksimizin merkezindeki kara delik, Güneş'ten 6 kat daha büyük ve yakınındaki bir yıldızdan besleniyor. Tabii bazı maddeleri içerisine alırken bazı maddeleri de ışık hızıyla bir jet halinde dışarısına gönderiyor. Japon Uzay Araştırma Ajansı'ndan Poshak Gandhi keşifle ilgili şunları söylüyor; "Güneş'in bir anda rastgele patladığını, bu anlarda normalde olduğundan üç kat daha aydınlık olduğunu ve tekrardan yavaş yavaş eski halini aldığını hayal edin. İşte biz de bu jette buna benzer bir kızgınlık gözlemledik. WISE'ın kızılötesi görüşüyle, kara deliğin oluşturduğu jetin daha derin bölgelerine girebildik ve jet oluşumundaki fizikleri gözlemleyebildik."
Jet oluşumundaki belirsiz aralıklar bilim adamlarını şaşırtsa da Poshak şu benzetmede bulundu; "Kara deliğin jetini bir yangın hortumuna benzetirseniz, o zaman bizim akışın beklenmedik zamanlarda ve hortumun boyutlarının da sürekli değiştiğini bulduğumuzu söyleyebilirsiniz."

İlk Plastik Uçak

Boeing, gövdesi plastikten üretilen yolcu uçağı 787 Dreamliner'ı, ilk kullanıcısı Japonya'ya teslim etti.


Plastik gövde sayesinde yüzde 30 hafifleyen uçak, ticari seferlerine yıl başında Tokyo-Frankfurt arasında başlayacak.
Boeing 787 Dreamliner dünyanın gövdesi tamamen plastik malzemeden üretilen ilk yolcu uçağı.
Boeing'in Washington'daki tesislerinde üretilen uçak törenle Japonya'nın All Nippon Havayollarına teslim edildi.
Plastik gövde sayesinde yüzde 30 hafifleyen uçak, böylece daha uzun mesafelere yüzde 20 yakıt tasarrufu ile uçabilecek.
Plastik gövde, kabin basıncını da düşürerek uzun uçuşlarda yolcu konforunu artıracak. Uçağın seyir hızı ise saatte 954 kilometreyi bulacak.
Türbülansa karşı da, uçakta, yolcuyu rahatsız etmeden uçuşun sağlandığı özel bir sistem kullanılıyor.
787'deki pencereler de, normal uçaklara göre yüzde 30 daha büyük. Bu sayede yolcular dışarıyı daha rahat görebilecek.
Uçak ilk ticari seferlerine yıl başında Tokyo-Frankfurt arasında başlayacak. Tasarımına 2003'te başlanan 787, 15 milyar dolara maloldu.
Bazı aksaklıklar nedeniyle imalatta yaşanan 3 buçuk yıl gecikme ise Boeing firmasına milyonarca dolar zarara uğrattı.
56 havayolu ve finansal kiralama şirketinden 821 adet sipariş alan Boeing, imalatı hızlandırarak bu zararı kapatmaya çalışıyor.

NASA'dan dev roket projesi

NASA'nın açıkladığı dev proje 35 milyar dolara mal olacak, ilk deneme uçuşu 2017'de yapılacak.


NASA , uzay yolculuklarında kullanılacak yeni bir dev roket projesini açıkladı.
ABD yönetiminden üst düzey yetkililer, 35 milyar dolarlık yeni roket projesinin adını "Uzay Fırlatma Sistemi" olarak duyurdu. Projeyle, 2030'lu yıllarda insanoğlunun Mars'a gitme hayalinin gerçekleşmesi bekleniyor.
Yeni tasarım, insanoğlunu Ay'a taşıyan sıvı yakıtlı roketleri hatırlatıyor. Ancak bu kez, roketler daha güçlü olacak ve bu sayede astronotlar daha uzağa seyahat edebilecek. Astronotlar, yeni roketin ucundaki bir kapsülde seyahat edecek. Yeni sistemin fırlatma denemelerine 6 yıl içinde başlanacak.
Yeni tasarımın boyutu, şekli ve sıvı yakıta olan bağımlılığı, yeni emekli olan kanatlı ve dev bir sıvı yakıt tankına monte edilmiş uzay mekiklerinden çok Apollo'yu andırıyor. Yeni roket projesi ayrıca, Bush yönetimi zamanında önerilen Ay merkezli katı yakıta dayalı roket projesinden bir dönüş anlamına geliyor.
Eski bir NASA yöneticisi olan Stanford Üniversitesi Profesörü Scott Hubbard, projeyi güvenilir sıvı yakıt teknolojisiyle "geleceğe dönüş" olarak nitelendirdi.
Obama yönetiminden bir yetkili, NASA'nın 2020 ve 2030'lu yılları kapsayan 15 yıllık bir dilim içinde her yıl bir roket yapmayı ve fırlatmayı planladığını söyledi. İlk insansız test uçuşu 2017'de planlanıyor. İlk astronot ekibi ise bu roketle 2021'de uzaya gidecek ve 2025'te ise dünya yakınındaki bir göktaşına inecek. Buradan ise, 2030'lu yıllarda Mars'a gidilmesi hedefleniyor.
Yeni roket ilk etapta 6 kişi kapasiteli Orion kapsülü dahil olmak üzere 110 tona kadar yük taşıyabilecek. İleri safhalarda bu yükün 165 tona kadar çıkabileceği belirtiliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ay'a insan götüren Satürn V roketi 130 ton yük taşıyabiliyordu.
Tekrar kullanılabilen mekiklerin tersine, yeni roketler "kullan-at" şeklinde üretilecek ve her bir fırlatma için yeni bir roket yapılacak.
NASA planlarına göre, bu proje için her yıl yaklaşık 3 milyar dolar harcanacak. Ancak uzmanlar, NASA'nın geçmişte başladığı projelerde ilk bütçesinin her zaman neredeyse iki katı harcama yaptığını hatırlatarak, yeni roket sisteminin diğer NASA görevlerine harcanacak parayı kullanabileceğine dikkati çekti.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

NASA Mars'a yeni araç gönderiyor!

Yolculuğuna yılsonu başlayacak olan Curious - Meraklı adlı insansız araç, gelecek Ağustos’ta kızıl gezegene yumuşak iniş yapacak.
Curious’un  “Gale Krateri” adlı 150 kilometre çapında ortasında bir dağ bulunan çukur bir alana inmesi planlanıyor.  Otomobil büyüklüğündeki araçtaki aygıtlar ve 17 kamera yüzey taraması ile toprak analizi yapacak.
Proje Başkanı John Grotzinger incelenecek taş ve kayaların aracın en üstündeki kameradan seçileceğini ve altındaki kameralardan inceleneceğini söylüyor. Grotzinger’in verdiği bilgiye göre, incelenecek taş belirlendikten sonra Curious yanına yaklaşarak lazerle parçalayacak ve çıkan kıvılcımların spektrometre ile kimyasal analizini yapacak.
Araçta taş ve küçük kayaları delip örnek alabilecek ve daha sonra öğütecek aygıtlar da var. Toz haline getirilen bu örnekleri yine araçtaki minik laboratuarda inceleme mümkün olacak.
Proje Başkanı Grotzinger, Curious’un Mars’ta yaşam aramayacağını, görevinin gezegenin jeolojik yapısına ışık tutmak olacağını vurguluyor.  Her toprak tabakası belli bir zaman dilimini temsil ettiğinden araç  ineceği çukurun ortasındaki dağın yamaçlarında örnek de toplayacak.
NASA, Curious’u Kasım veya Aralık ayında uzaya fırlatmayı planlıyor.
Mars gezegeniyle ilgili ayrıntı bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Mars

nasa,mars,curious,gezgin,uzay,bilim,gezegen
nasa,mars,curious,gezgin,uzay,bilim,gezegen
nasa,mars,curious,gezgin,uzay,bilim,gezegen
nasa,mars,curious,gezgin,uzay,bilim,gezegen

Sponsor

Ad

E-posta *

Mesaj *

Text Widget

Labels

Channels

Category 3

Güncel Teknoloji Blogu..

Labels

Sponsors

Post of the week

Find us on facebook

Son Yorumlar

https://www.facebook.com/seyitshnn

Partners

++Teknoloji Kalemim

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Channels

Labels

Channels

Channels

Popular Posts

Blog Arşivi

Followers

Blog Archive

Postagens populares

Sidebar One

Stats

Category 2

Category 3

Popular Posts

Join the Club