Web: http://www.teknoarsiv.net/

YAKINDA SİZİNLE

Blogger,Blogger Eklenti, Blogger Tema!


Gün

Saat

Dakika

Saniye

E-Bülten Aboneliği

E-Bültenimize Abone Olun Son Yazılar Mail Olarak size gelsin Yazılarımızı Kaçırmayın:

Copyright © Teknoloji Kalemim | Teknoloji Portalı | Türkçeleştirme http://teknolojikalemim.blogspot.com/

oyun tanitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun tanitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2012 Pazartesi

Oyun tutkunlarının 1 numaralı oyunu Dirt3!

Dirt serisi ilk çıktığında muazzam çeşitliliğiyle hepimizi büyülemişti, bir de EGO motorunun görselliği tuz biber olmuştu. Codemasters seriyi her oyunda geliştiriyor dedim ama söz konusu Dirt 2 olduğunda bu sözümü yemek zorunda kalıyorum zira Dirt gibi muhteşem bir oyundan sonra hem azalan pist seçenekleri hem de yarış türüyle Dirt 2 fazlasıyla yavan kalmıştı. Şimdi ise sırada DiRT 3 var, seri eski çeşitliliğine kavuşuyor diyebilirim kısacası.
Yarış türlerine pek çeşit gelmese bile Finlandiya ve Norveç rally'leri oyuna harika bir sos olmuş, CMR 3'te bile olan karlı etaplar neden önceki Dirt oyunlarında yoktu kafam almasa da belli ki Codemasters farkına vararak bu yanlıştan geri dönmeyi başarmış. Zaten ne demişler; "Hatanın neresinden dönsen kardır", sonunda doğru yolu bulan ekibi kutlamak boynumuzun borcu. Benim gibi yarış tutkununun eline DiRT 3'ü verirseniz ne olur peki? Ya direksiyonu kırarım ya gamepad'i bozarım, neyseki bu sefer masraf çıkarmadık başımıza :)

Be Colin Mcrae!

Oyunu açtığımızda artık Codemasters oyunlarının klasiği olan yarışçı yaratma ekranı açılıyor, Dirt 2 ve F1 2010'daki sistemin birebir aynısı mevcut yine. İsmimizi cismimizi belirliyoruz ondan sonra yarışa atılıyoruz derken o da nesi!? Ana menü değişmiş! Kimileri beğenmese de benim bayıldığım eski menü tasarımı kaldırılmış. Halbuki karavanamızdan dışarı çıkıp o yarış öncesi ortamının havasını koklamak ne güzeldi değil mi sevgili yarışseverler? Keza F1'de de padok çok güzel yansıtılmıştı. N'apalım artık böyle idare edeceğiz... Menüde Dirt Tour, Single Player, My Dirt, Multiplayer seçenekleri dikkat çeken noktalar oluyor hemen. Dirt Tour oyunumuzun hikaye modunu içeriyor diyebilirim (gerçi hikaye yok ama), 4 ana sezondan oluşan yarışlara katılıyoruz ve kendimizi kanıtlamaya çalışıyor. Bu 4 ana sezon ise içersinde 4 ayrı mini sezona ayrılıyor, bu mini sezonlarda farklı sayılarda yarışlar oluyor (yaklaşık 5 tane hepsinde) ve her mini sezonun sonunda kendimizi kanıtlamamızı istiyor oyun. Bu kanıtlama işi ise yaptığımız 1'e 1 seyirci etapları şeklinde oluyor, biraz dikkat ettikten sonra çok kolay geçeceğiniz yarışlar olduğundan detayına girmiyorum.



Dirt3 resmi internet sayfasına gözatabilirsiniz.

25 Eylül 2012 Salı

World of Warcraft çılgınlığı sınır tanımadı!

Dünyanın popüler devasa online rol yapma oyunu World of Warcraft dördüncü genişleme paketi Mists of Pandaria dünya ile aynı anda Kadıköy Bağdat Caddesi Erenköy D&R’de satışa sunuldu.
Erken saatlerde mağazanın önüne gelen oyun meraklıları kapıların açılmasının ardından sabırsızlıkla bekledikleri oyuna kavuştu.
Oyunseverler sabahın erken saatlerinden itibaren mağazanın önünde beklemeye başlarken, oyun dünya ile aynı anda saat 00.00’da satışa sunuldu.
Satış öncesi oyunseverlere sürpriz aktiviteler, hediyeler verilip, çeşitli yarışmalar yapıldı. Yarışmada başarılı olanlara oyun karakteri posteri, mousepadler, t-shirtler verildi. Bazı oyunseverler, oyunu satın almak için 27 saat önceden sıraya girdiklerini söyledi.

Kaynak: Hurriyet Teknoloji

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Tera - oyun inceleme

MMORPG’ler artık oyun dünyasında günümüzün gerçeği konumundalar. Birçok yapımcı da pastadaki bu büyük payın farkında ve birer birer MMO sektörüne yöneliyorlar. Son olarak Crytek’in bile F2P oyunlar yapacağını duyduktan sonra hiçbir şeye şaşırmam diyebilirim. Büyük bir yol kat edildi ve biraz da abartarak konuşursam, hergün yeni bir MMO çıkıyor diyebilirim. İşte işin zor kısmı da burada başlıyor, nasıl ayrım yapacağız? Bundan 6-7 sene önce piyasada bu türdeki oyunlar çok kısıtlı sayıdaydı ve pek seçim şansı da olmazdı.
Neyse ki artık bolluk bereket dönemindeyiz,Bilgisayarhocan olarak da görevimiz size en azından kafanızda bir fikir oluşturmanızda yardımcı olmak. TERA Online da geçtiğimiz ay çıkan, Bluehole Studios, Ubisoft ve Frogster firmalarını bir araya getiren yepyeni bir MMORPG. Uzun zamandır takip ettiğim yapım Guild Wars 2’yle birlikte 2012’de en umutlu olduğum oyunlardan biriydi ayrıca. Daha fazla uzatmıyorum ve TERA’ya geçiş yapıyorum.
Titanlar, şeytanlar, karanlık güçler ve yeni kahramanlar… Olmazsa olmazımız değil mi? Her zamanki gibi TERA’ya da hikâyesinden başlamak istiyorum. Arun ve Shara adlı iki rakip titan, birbirinden farklı yüzler ve kaderleri de bu yönde çizilmiş. Buna rağmen onlar bu yazgılarını reddedip savaşmaktan kaçıyor ve birbirlerine aşık oluyorlar. Birlikte bir hayal kuruyorlar, bu hayalleri yeni bir dünyaya dönüşüyor ve gerçekleşiyor. Fakat kaderden ne kaçmak bu kadar kolay, ne de onu reddetmek. Karanlık tekrar devreye giriyor… Bu yeni dünyada bir zaman sonra yeni bir ada keşfediliyor, üstelik Arun ve Shara’nın kıtalarının tam ortasında. Island of Dawn yükselirken, yaşayan insanlar burayı keşfetmek için yola çıkıyor fakat bulabildikleri tek şey sadece ölüm oluyor. Ardından gemilere binip, diyarın en parlak ve en güçlü savaşçılarıyla buraya gidiyorlar. Karanlığı tekrar ışığa çevirmek adına… TERA’nın senaryosu için ne iyi, ne de kötü diyebilirim. Açıkçası biraz klişe duruyor ve oyun içindeki anlatım da başarılı değil, sizi içine sokmaktan çok uzakta kalıyor. Tabii akıllara hemen ünlü yapımcı John D. Carmack’ın o sözleri geliyor; “Bir oyunda hikâye bir pornodaki hikâye gibidir. Olması beklenir fakat aslında çok da önemli değildir”. Eğer siz de bu düşüncedeyseniz ya da “Ben MMORPG’de hikâyeye değil, oynanışa bakarım” diyorsanız zaten fazla takılmayacaksınızdır. Kaldı ki TERA oynanabilirlik yönünden oldukça üstün bir yapım ve senaryodaki eksikliklerini bu şekilde kapatmayı başarıyor. Oyuna ilk girdiğinizde sizi göz alıcı bir görsellik ve dinamik arkaplanlar karşılıyor. PvE veya PvP sunucularından birini seçtikten sonra beklenen karakter özelleştirme ekranına geliyorsunuz fakat ona değinmeden önce oyunda yer alan ırklara ve sınıflara göz atalım isterseniz. TERA bu yönde oldukça başarılı ve fazlasıyla çeşit sunuyor. 7 farklı ırk ve 8 farklı sınıf oyuncuların beğenisine sunulmuş. Human ve High Elf gibi tanıdık ırkların yanı sıra, Popori, Elin, Aman, Baraka ve Castanic’ler bulunuyor. Bunların bazılarında cinsiyet seçilemiyor ama genelinde kadın veya erkek karakter yaratabiliyorsunuz.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Hero Academy

Efsanevi Age of Empires oyunlarını geliştirilen Ensemble Studios çalışanları tarafından kurulan Robot Entertainment birbirinden eğlenceli oyunlar yapmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda piyasaya sürülen Orcs Must Die! 2'den sonra Hero Academy de PC'lerimizdeki yerini aldı. iOS sistemlerde hali hazırda var olan oyun bakalım PC'lerimizde nasıl olmuş?
Takımını ve taktiğini belirle, hareketini yap. İşte budur Hero Academy! Hero Academy için kısaca sıra tabanlı çok oyunculu strateji oyunu diyebiliriz. Oyunda herhangi bir senaryo ve tek kişilik oynanış bulunmuyor (tek kişilik oynanış için bir kaç alıştırma bölümü ve kısa zorlu görevler var ama bunlara sonra değineceğim). Oyunda yer alan takımlardan birini seçiyorsunuz ve arkadaşlarınızla veya tanımadığınız insanlarla hemen sıra tabanlı ve tur bazlı 1'e 1 bir savaşa girişebiliyorsunuz. Oyunun oynanışı birazcık Facebook oyunlarına benziyor, yani gerçek zamanlı ve canlı savaşlar yapmıyorsunuz. Siz rakibinize karşı HOMM'un savaş ekranı tarzı bir haritada turunuzu oynuyorsunuz ve o oynanışı ona gönderiyorsunuz. Daha sonra ise rakibiniz oynuyor ve size gönderiyor. Yani anında bir oynanış söz konusu değil. Örneğin; siz turunuzu oynadınız ve arkadaşınıza yolladınız, eğer arkadaşınız PC başında veya oyunda değilse sorun yok. Oyuna girdiği zaman o oynuyor ve size yolluyor oynadığı turu. Bana göre bu oynanış tarzı Hero Academy'ye fazlasıyla yakışmış. Böylelikle bir çok insanla aynı anda savaş yapabiliyorsunuz ve hemen oynayayım diye acele de etmiyorsunuz. Oynuyorsunuz, oyundan çıkıyorsunuz ve günlük işlerinizi yapıyorsunuz sonra 1 saat sonra gene oyuna giriyorsunuz ve kontrol ediyorsunuz acaba hangi arkadaşlarım veya oynadığım kişiler bana karşı hareket etmişler diye, ve sizler de turunuzu oynayıp yine onlara yolluyorsunuz (böylelikle bir savaş bile bir gün sürebiliyor). Oyundaki amaç karşı takımın kahramanlarının hepsini yok etmek veya karşı takımın haritada bulunan tüm kristallerini yok etmek. Eğer bu ikisinden birini yaparsanız oyunu kazanmış oluyorsunuz. Hero Academy'de 5 adet farklı özelliklere sahip takım bulunuyor. Bu takımlar Team Fortress 2 takımı, Council takımı, Dark Elves Takımı, Dwarves Takımı, Tribe Takımı. Her takım kendine göre iyi ve kötü özelliklere sahip ancak oyunu satın aldığınızda sadece Council ve Team Fortress 2 takımlarına sahip oluyorsunuz. Diğer takımları satın alabilmeniz için de her biri için $5 ödemeniz gerekiyor. Bu bana göre biraz saçmalık olmuş, fiyat daha makul olabilirdi veya her şeyi geçtim fiyatı $5 olan oyunu $10'a tamamiyle bütün olarak satardım. Hatta $1'a takımlarınızın rengini değiştirme özelliğini bile satın alabiliyorsunuz, bu sayede takımınız farklı renklerde savaşa çıkabiliyor, eğer almazsanız sadece kırmızı veya mavi oluyorlar. Neyse bu firmanın satış politikasıdır bizi ilgilendirmez ama bu politikanın PC'de işe yarayacağını sanmıyorum.

Sponsor

Ad

E-posta *

Mesaj *

Text Widget

Labels

Channels

Category 3

Güncel Teknoloji Blogu..

Labels

Sponsors

Post of the week

Find us on facebook

Son Yorumlar

https://www.facebook.com/seyitshnn

Partners

++Teknoloji Kalemim

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Channels

Labels

Channels

Channels

Popular Posts

Blog Arşivi

Followers

Blog Archive

Postagens populares

Sidebar One

Stats

Category 2

Category 3

Popular Posts

Join the Club