Web: http://www.teknoarsiv.net/

YAKINDA SİZİNLE

Blogger,Blogger Eklenti, Blogger Tema!


Gün

Saat

Dakika

Saniye

E-Bülten Aboneliği

E-Bültenimize Abone Olun Son Yazılar Mail Olarak size gelsin Yazılarımızı Kaçırmayın:

Copyright © Teknoloji Kalemim | Teknoloji Portalı | Türkçeleştirme http://teknolojikalemim.blogspot.com/

fosil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fosil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2011 Çarşamba

Günümüzden 56 milyon yıl önce!



Buzsuz bir dünya



           "Buz olmayan bir dünya" " Dünya bu yoldan daha önce de geçti."


Günümüzden 56 milyon yıl önce esrarengiz bir şekilde atmosfere salınan karbon, küresel sıcaklıkta ani bir yükselişe neden oldu.

Jeolojik süreçte göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman dilimi içinde yaşam ebediyen değişti.

Ancak bugün yükselen ateşi ile o zamanki tam olarak aynı değildi. Sonuçta 56 milyon yıl kadar önce dünya bambaşka bir yerdi. Atlas Okyanusu tam olarak açılmamıştı. Hayvanlar Asya'dan Avrupa'ya ve Grönland'dan Kuzey Amerika'ya yürüyerek gidebiliyordu. Muhtemelen aralarında primat atalarımız da vardı. Bu yürüyüş sırasında buzun zerresine bile rastlamıyorlardı. Aslında bahsettiğimiz bu olayların öncesinde bile yeryüzü zaten bugün olduğundan çok daha sıcaktı. Ancak Paleosen dönemden Eosen döneme geçiş sırasında daha da ısınacaktı. Hem de büyük bir hızla ve kökten bir biçimde.

Bunun nedeni, büyük miktarda karbonun jeolojik açıdan ani sayılabilecek şekilde salınmasıydı. Bilim insanlarının ateş dönemi olarak adlandırdıkları Paleosen-Eosen Termal Maksimum'da (PETM) atmosfere salınan karbon miktarı tam olarak bilinmiyor. Ancak yaklaşık olarak insanların bugün yeryüzündeki bütün kömür, petrol ve doğal gaz rezervlerini yakmaları halinde ortaya çıkacak miktara eşit olduğu tahmin ediliyor. PETM dönemi, karbon fazlasının tekrar emilmesine kadar 150 bin yıldan fazla sürdü. Kuraklığa, sellere, haşere istilalarına ve bazı türlerin neslinin tükenmesine yol açtı. Yeryüzündeki hayat bu dönemi atlatmayı başardı -hatta daha da zenginleşti- ancak bambaşka bir şekle büründü. Bugün bu eski ani karbon yükselişinin evrimsel sonuçlarını her yerde görebiliriz. Aslına bakarsanız bu sonuçların içinde biz de varız. Şu anda da bu deneyi kendi ellerimizle tekrarlıyoruz.

Omurgalı paleontoloğu Philip Gingerich, PETM için "Önümüzdeki bu örnek, atmosferle oynayarak yaratacağımız sonuçları gösteren bir model" diyor.

Aralarında Gingerich'in de bulunduğu paleontologlar, Paleosen'in sonunda meydana gelen önemli evrimsel değişikliklerin farkına, nedeninin karbon olduğu sonucuna ulaşmadan çok daha önce varmışlardı. Gingerich 40 yıldan beri, kuzey Wyoming'deki Yellowstone Ulusal Parkı'nın hemen doğusunda, 160 kilometre uzunluğunda kurak bir plato olan Bighorn Havzası'nda o dönemden günümüze ulaşan fosillerin izini sürüyor. Genellikle, havzanın kuzey ucunda yükselen Polecat Bench adlı uzun, dar bir mesanın (üzeri düz tepe) yamaçlarında yapıyor kazılarını. Polecat onun ikinci adresi olmuş.

Bir yaz öğle sonrasında, Gingerich'in gök mavisi 78 Suburban'ında toprak bir yoldan tepenin üstündeki düzlüğe, oradan da sulanmış tarlalara ve araziye yayılmış petrol kuyularına bakan güney ucuna doğru ilerliyoruz. Gingerich, en son buzul çağları boyunca Polecat Bench'in, Shoshone Nehri'nin iri çakıl taşlarıyla kaplı yatağı olduğunu açıklıyor.

Bir noktada nehir doğuya doğru kaymış ve kendisine Bighorn Havzası'nı dolduran daha yumuşak ve eski çökeller arasından yol açmaya başlamış. Yamaçları binlerce yıl boyunca kış rüzgârları ve yaz yağmurlarının sel sularıyla yontularak, çökel katmanlarının görüldüğü çorak bir araziye dönüşmüş. PETM'ye ait katmanlar tepenin en güney ucunda bulunuyor.

Gingerich'in büyük memeli patlamasını belgelediği yer de burası. Yamacın orta bölümlerinde yaklaşık otuz metre kalınlıkta kırmızı bir çökel şeridi, çukurların ve yükseltilerin etrafında adeta bir baston şekerinin canlı kırmızısı gibi dolanıyor. Gingerich bu şeritte en eski tek toynaklı memelilerin, çift toynaklı memelilerin ve hakiki primatların fosillerini keşfetti. Yani bir başka deyişle bunlar sırasıyla günümüzde atlar, inekler ve insanların dahil olduğu takımların ilk üyeleriydi. O tarihlerden bu yana benzer fosiller Asya ve Avrupa'da da bulundu. Sanki daha önce hiç var olmamışlar gibi birdenbire her yerde ortaya çıkmaya başladılar. Bir asteroidin Yucatán Yarımadası'na düşerek, şu anda bilim insanlarının çoğunun kabul ettiği gibi dinozorların yok olmasına yol açan ani bir değişime neden olmasının 9 milyon yıl ardından, yeryüzü başka bir şok daha yaşamış gibi görünüyor.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Ekim 2011 sayısında okuyabilirsiniz.









27 Ocak 2011 Perşembe

Neandertal Akrabalarımızmı?

Science dergisinde 7 Mayısta çıkan bir makale bilim dünyası için önemli bir buluşu haber verirken;teknoloji dünyasının da genom analizinde nasıl büyük bir aşama kaydettiğini gösterdi.Makale modern insan,Homosapien ile Neandertal adamı veya sadece modern insan ile Neandertaller arasında bir akrabalık olduğunu ortaya koymakta.
Fosillerden elde edilen Neandertal DNA parçaları ile modern insan DNA’ları karşılaştırıldığında Afrika dışında yaşayan insanların DNA’larının % 4’e varan oranlarda Neandertal’lerden geldiği görüldü.Afrika kökenli insan genomunda ise Neandertal izi bulunmuyor.Bu buluş modern insanın Afrika’dan çıktığı,önce Ortadoğu’ya geçtiği,oradan da Avrupa ve Asya yönünde yayıldığı kuramı ile de uyuşuyor. Çünkü Neandertaller yalnız Avrasya’da bulunmuşlar ve Afrika’ya hiç inmemişler.
Neandertal ilişkisi Avrupa ve Asya kökenleri arasında bir farklılık göstermiyor.Yani ilişki Fransa’da ne ise Çin’de de aynı düzeyde. Neandertal-insan evlenmelerinin, Avrupa ve Asya’ya yayılmadan,yaklaşık 50 bin ile 80 bin yıl kadar önce,Ortadoğu’da yer aldığı,daha sonra insanların buradan Avrupa ve Asya’ya yayıldığı kanısı kuvvetlenmekte.
Halbuki,Neandertallerin daha çok Avrupa’da yaşamış olmasıyla Avrupa insanında daha çok Neandertal izine raslanması beklenirdi.

Bulgular çok bölgeli evrim kuramını savunan paleontologları destekler nitelikte.Bu grup arkaik fosilleri yorumlarken,Neandertaller gibi Doğu Asya’daki“homo erectus”larla da genetik akrabalığımız bulunduğu görüşünü savunmakta.İnsan ve Neandertal genomlarının hangi bölgelerde örtüştüp örtüşmediğine bakıldığında, ilk kaba bulgular beyin gelişmesi,deri gelişmesi ve sperm hareketlerinde hiç bir örtüşme bulunmadığını gösteriyor.Belki de bu özellikler Neandertallerin neslinin tükenmesine karşın insan neslinin günümüze kadar geldiğini açıklamakta yardımcı olur.

Öte yandan,projenin teknolojik tarafında bakıldığında bu sonuçlara 5 yıl öncesine kadar ulaşabilmenin çok zor olduğu görülür.Son 5 yılda geliştirilen hızlı gen sıralaması(sequencing)teknolojisi ve yazılımı ile önceleri günler alan bir genom analizi,şimdi saatler veya dakikalara kadar inmiş durumda.İlk insan genomunun tamamlandığı 2001 yılındaki sıralama (sequencing) makineleri günde 330 bin baz molekül okuyabilirken,bugün bu rakam 2 milyara çıkmış bulunuyor.Üretilen ve daha sonra analiz edilmesi gereken veri miktarı ise yüzlerle terabayt olarak ifade edilmekte.

DNA’nın çift sarmallı molekülü,4 baz molekülün uzun bir özel dizilişinden oluşuyor.Adenine,cytosine,guanine ve thymine olan bu baz moleküller kısaca A,C,G,T olarak anılıyor.Yaklaşık 3 milyar bazlı insan genomonun dizilişini bulmak için bilgisayarlar,her biri 2000,3000 bazdan oluşan binlerle DNA parçasını tarayarak veri tabanına koyuyor.Daha sonra bir birleştirme algoritması bunları karşılaştırıyor,örtüşmeleri buluyor ve gittikçe uzayan dizilişi oluşturuyor.

Neandertal genomun incelenmesinde durum biraz farklı ve oldukça zor olmuş. Analiz örnekleri Hırvatistan’daki Vindija mağaralarında yaklaşık 38 bin yıl önce yaşamış olan Neandertal kemiklerinden elde edildi.Örnek olarak alınan ve 400 miligram kadar olan kemik tozunda bulunan DNA parçaları,çok kısaydı ve ortalama sadece 50 kadar baz molekül içeriyordu.Geçen binlerle yıl süresinde kimyasal bozulmalar yanında ayrıca mutasyona da uğramışlardı.Bunun da ötesinde topraktaki bakteri DNA’larından bulaşmalar söz konusuydu.Bu çok zor analiz için bir araştırmacı saman yığınında bir iğne bulmak derken,bir diğeri binlerle parçadan oluşan bir yapboz bilmeceyi resmin ne olduğunu bilmeden çözmek ve yapmak olarak nitelendiriyor.Neyse ki tamamlanmış bulunan insan genomu ve şempaze genomu elde bir referans olarak bulunuyor.Zaten bu üç genom arasındaki benzerlik %99 dolayında.

Neandertal fosillerinden 50 baz moleküllük DNA parçaları elde edildikten sonraki iş insan ve şempaze genomlarında bunlara uyan yer bulmak oluyor. Almanya’daki Max Planc Institute for Evolutionary Anthropology kurumunda yürütülen projenin başkanı olan ABD’deki University of California Santa Cruz profesörlerinden Richard Green,50 baz moleküllü DNA parçalarının 3 milyar bazlı insan ve şempaze genomları ile karşılaştırarak uygun yer bulunması işinin,kavramsal olarak basit gibi göründüğünü ama bunun çok ağır bir iş yükü oluşturduğunu söylüyor.

İzdüşüm bulma(mapping)denebilecek bu işlem aslında genetik araştırmaların bir temel aracı.Yalnız burada gen mutasyonu gibi bir ek zorluk var. Mutasyon nedeniyle doğru uyuşum sağlanamayabilir.Bunun için Enstitüdeki ekip kendi özel yazılım geliştirmiş.“Anfo Short Read Aligner/Mapper”adını verdikleri bu programın diğerlerinden farkı,uyumm ararken araştırmacıların bilgi ve deneyimini de dikkate alması.Örneğin araştırmacılar bir DNA parçasının başında C’den T’ye ve sonunda da G’den A’ya mutasyona çok raslanıyor.

Projede kullanılan iki Linux makine toplam 500 işlemci içeriyor.Bu ortamda sıralama makinasından çıkan milyonlarla DNA parçasının hangilerinin Neandertallere ait olduğu ve onların yerinin ne olduğu bir haftayı aşan bir süre içinde yapılabiliyor.azılımın geliştirilmesi devam etmekte.

Daha fazla bilgi için: http://www.sciencemag.org/site/special/neandertal/feature/index.html

Sponsor

Ad

E-posta *

Mesaj *

Text Widget

Labels

Channels

Category 3

Güncel Teknoloji Blogu..

Labels

Sponsors

Post of the week

Find us on facebook

Son Yorumlar

https://www.facebook.com/seyitshnn

Partners

++Teknoloji Kalemim

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Channels

Labels

Channels

Channels

Popular Posts

Blog Arşivi

Followers

Blog Archive

Postagens populares

Sidebar One

Stats

Category 2

Category 3

Popular Posts

Join the Club