Web: http://www.teknoarsiv.net/

YAKINDA SİZİNLE

Blogger,Blogger Eklenti, Blogger Tema!


Gün

Saat

Dakika

Saniye

E-Bülten Aboneliği

E-Bültenimize Abone Olun Son Yazılar Mail Olarak size gelsin Yazılarımızı Kaçırmayın:

Copyright © Teknoloji Kalemim | Teknoloji Portalı | Türkçeleştirme http://teknolojikalemim.blogspot.com/

DNA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DNA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2013 Cuma

İnsan ve Neanderthal İlk Aşk Çocuğu Bulundu!




   Kuzey İtalya'da 40,000-30,000 yıl öncesine dayanan bir bireyin yaşam iskeletine dair bulunan kalıntılar ilk insan ve  Neandertal çocuğuna işaret etmektedir.



  PLoS ONE dergisine göre, yapılacak analizler doğru çıkacak olursa bu ilk "insan ve Neandertaller'in çiftleştiğine dair doğrudan bir kanıt olacak. Önceki genetik araştırmalar Avrupa ve Asya kökenli insanların DNA'sının % 1 ila 4 oranında Neandertal olduğunu belirledi.


   Araştırmada İtalya Monti Lessini bölgesinde Riparo di Mezzena adında bir kaya sığınağı ortaya çıkarıldı. Kazı da özellikle bireyin çenesi, üzerinde duruluyor. Bu bölge aynı zamanda Neandertal ve modern insanın aynı zaman aralığında  Avrupa'da  yaşadığı yer.


   Fransa'nın Ai-Marseille Üniversitesi CNRS araştırma direktörü Silvana  Condemi ve onun arkadaşları, DNA analizi ve 3D görüntüleme yoluyla kalıntıları incelenmiştir. Daha sonra Homo sapiensle aynı özelliklere sahip olan bu sonuçlar karşılaştırılan sonuçlarda ilginç sonuçlar elde edildi.
   Genetik analizler bireyin mitokondriyal DNA'sına göreNeandertal olduğunu göstermektedir. Bu DNA anneden çocuğa bulaşabilir olduğundan, araştırmacılar, bir insan ve neandertal'in çiftleşmesinin olduğu sonucuna vardılar.


   Neandertallerin 200,000 yıl süren kendi kültürlerini, Moustérien, kurmuştu. Bu tür eksenler ve mızrak uçları gibi çok sayıda çakmaktaşı aletler, Moustérien ile ilişkili bulunmuştur. Eserler genellikle Riparo di Mezzena gibi sığınaklar ve Avrupa çapında bulunan mağaralarda bulunmaktadır. 

   Araştırmacılar "iki insansı türün arasındaki hibridizasyon olasılığı büyük" ancak, Neandertaller kendi kültürel geleneklerini devam ettirdi, demişlerdir. (hibridizasyon, Birbirini bütünleyen iki DNA zincirinin biraraya gelerek ikili sarmal biçimindeki molekülü oluşturmasıdır. )  Çünkü bu ilginç ipucu, bu iki popülasyonun sadece tek bir grupla kaynaşmadığı ve de çiftleşmediklerine de  işaret etmektedir.




   "Etnik temizlik"

Bilim insanları her ne kadar  cinsel etkileşimde bulunup, sosyal olsalar da Neandertaller'in kendi kültürlerini kaybetmediklerini belirttiler. Condemni ve meslektaşları "Neandertaller'le İnsanların bir araya gelmesi aslında pek de iyi sonuçlar doğurmamıştı " dedi.





    Önceki fosil buluntular modern insanın 45.000 yıl önce güney İtalya'da mağarada yaşadığını göstermektedir. Modern insan ve Neandertal bir nedenle binlerce yıl kabaca aynı bölgelerde yaşamışlar ancak yeni  gelen insanlar  Neandertal perspektifinden, hoşlanmamış olabilir. Araştırma ekibi, modern insanın kadın Neandertaller'in tecavüze uğradığını ve bir anlamda "etnik temizlik" yaşanmış olduğunu düşünüyorlar.


     Neandertal kültürünün ve safkan Neandertallerin tümü bazı kaynaklara göre 35,000-30,000 yıl öncesine, bazı kaynaklara göre ise 50,000 öncesine uzanıyor.



Çeviri: Nita ALKAN

6 Kasım 2011 Pazar

İnsan derisi morötesini 'görüyor'!

Morötesi
 

     Bilim adamları, insan derisinin, ultraviyole ışığı algılarken, gözün karanlıkta kullandığına yakın bir sistemle hareket ettiğini buldu.

Alman Aerztezeitung gazetesinin haberine göre, deri, bu sistem sayesinde saniyeler içerisinde deri hücrelerinin, enerjisi yüksek ultraviyole ışınına maruz kalıp kalmadığını tespit edebiliyor. İhtiyaç durumunda deri hemen gerekli önlemleri alıyor, bu çerçevede koyu renk melanin pigmentini üretiyor.

Bugüne kadar, bu pigmentin, DNA'nın hasar görmesi üzerine, en az 12 saatte ortaya çıkan bir tepki olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni bulunan mekanizma, çok hızlı devreye giriyor.

Klasik bronzlaşma tepkisi, ultraviyole ışınının kısa dalgalı ve daha fazla enerji içeren ultraviyole B (UVB) ışığına karşılık oluşuyor. UVB hücrelere giriyor ve DNA'ya zarar veriyor. Buna tepki olarak zincirleme bir reaksiyon sonucunda melanin üretimi artıyor ve deri, güneş ışığına maruz kaldıktan birkaç gün sonra bronzlaşıyor.

Bilim adamları, derinin anında tepki vermesinde ise rodopsin proteininin rol oynadığını tespit etti.

İnsan derisinden alınan melanosit hücrelerini laboratuvarda, güneşlenirken alınan kadar ultraviyole ışığa maruz bırakan bilim adamları, bir çeşit A vitamini olan retinol maddesinin de bulunması halinde melanositlerin derhal melanin üretimine başladığını gördü. Bu sonuç ışığında, karanlıkta insan gözünün görmesini sağlayan opsin proteinlerinin devrede olduğunu anlayan bilim adamları, ayrıntılı testlerde, aynı gözdeki gibi rodopsinin varlığını saptadı.

Bilim adamları, rodopsin sayesinde derinin "görebildiğini" bildirdi. Ultraviyole ışınının rodopsine ulaştığında oluşan zincirleme reaksiyon sonucunda melanin üretildiği, ancak bunun miktarının, DNA'nın hasar görmesi sonucu oluşan melanin miktarından daha az olduğu saptandı.

Bilim adamları, sonuçların dikkate alınarak daha etkili güneş koruyucu kremlerin üretilebileceğini belirtti.






1 Kasım 2011 Salı

Hücreler DNA'yı mı değiştiriyor?

Hücreler DNA'yı mı değiştiriyor







Edinburgh Üniversitesi Roslin Enstitüsü araştırmacıları ‘retrotransposons’ olarak bilinen genlerin, beyin hücrelerinin DNA’sında küçük değişikliklere yol açtığını keşfetti.


   Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bu genler, beynin hücre yenilenmesiyle bağlantılı kısmında çok aktif. Genlerin aktif oldukları lokasyonları belirleyebilmekse beyin fonksiyonlarını kötü etkileyen mutasyonları durdurmak ve nörolojik hastalıklarla başa çıkmada önemli rol oynuyor.


    Bilim insanları alzheimer ve beyin tümörü gibi hastalıkların bu genlerle bağlantısını araştırıyor. Dr. Geoff Faulkner “Araştırmalar beynin nasıl işlediği ve beyin hücrelerinin genetik farklılıkları ve değişimleriyle ilgili önemli veriler sağladı. Bu genetik değişimleri iyice inceleyebilirsek, zarar gören hücrelerin nasıl yeniden yapılandırılabileceğini de çözebiliriz” diyor.






"Kaynak: http://www.radikal.com.tr "

19 Ekim 2011 Çarşamba

Kanserlerin yüzde 40'ı virüs kaynaklı!

Kanserlerin yüzde 40'ı virüs kaynaklı!




İsveç'teki Karolinska Üniversitesi bilim insanları kanser vakalarının yüzde 40'ının virüslerden kaynaklandığını açıkladı. 


DNA analizlerinin kullanıldığı araştırma, virüslerin 200'den fazla kanser türünde etkili olabileceğini ortaya çıkardı. 

Araştırmacılar, hücrelerin içinde yıllarca saklanan virüslerin, değişime uğrayan hücreleri onarmayı engellediğini ve böylece kansere yol açtığını belirtti.

27 Ocak 2011 Perşembe

Neandertal Akrabalarımızmı?

Science dergisinde 7 Mayısta çıkan bir makale bilim dünyası için önemli bir buluşu haber verirken;teknoloji dünyasının da genom analizinde nasıl büyük bir aşama kaydettiğini gösterdi.Makale modern insan,Homosapien ile Neandertal adamı veya sadece modern insan ile Neandertaller arasında bir akrabalık olduğunu ortaya koymakta.
Fosillerden elde edilen Neandertal DNA parçaları ile modern insan DNA’ları karşılaştırıldığında Afrika dışında yaşayan insanların DNA’larının % 4’e varan oranlarda Neandertal’lerden geldiği görüldü.Afrika kökenli insan genomunda ise Neandertal izi bulunmuyor.Bu buluş modern insanın Afrika’dan çıktığı,önce Ortadoğu’ya geçtiği,oradan da Avrupa ve Asya yönünde yayıldığı kuramı ile de uyuşuyor. Çünkü Neandertaller yalnız Avrasya’da bulunmuşlar ve Afrika’ya hiç inmemişler.
Neandertal ilişkisi Avrupa ve Asya kökenleri arasında bir farklılık göstermiyor.Yani ilişki Fransa’da ne ise Çin’de de aynı düzeyde. Neandertal-insan evlenmelerinin, Avrupa ve Asya’ya yayılmadan,yaklaşık 50 bin ile 80 bin yıl kadar önce,Ortadoğu’da yer aldığı,daha sonra insanların buradan Avrupa ve Asya’ya yayıldığı kanısı kuvvetlenmekte.
Halbuki,Neandertallerin daha çok Avrupa’da yaşamış olmasıyla Avrupa insanında daha çok Neandertal izine raslanması beklenirdi.

Bulgular çok bölgeli evrim kuramını savunan paleontologları destekler nitelikte.Bu grup arkaik fosilleri yorumlarken,Neandertaller gibi Doğu Asya’daki“homo erectus”larla da genetik akrabalığımız bulunduğu görüşünü savunmakta.İnsan ve Neandertal genomlarının hangi bölgelerde örtüştüp örtüşmediğine bakıldığında, ilk kaba bulgular beyin gelişmesi,deri gelişmesi ve sperm hareketlerinde hiç bir örtüşme bulunmadığını gösteriyor.Belki de bu özellikler Neandertallerin neslinin tükenmesine karşın insan neslinin günümüze kadar geldiğini açıklamakta yardımcı olur.

Öte yandan,projenin teknolojik tarafında bakıldığında bu sonuçlara 5 yıl öncesine kadar ulaşabilmenin çok zor olduğu görülür.Son 5 yılda geliştirilen hızlı gen sıralaması(sequencing)teknolojisi ve yazılımı ile önceleri günler alan bir genom analizi,şimdi saatler veya dakikalara kadar inmiş durumda.İlk insan genomunun tamamlandığı 2001 yılındaki sıralama (sequencing) makineleri günde 330 bin baz molekül okuyabilirken,bugün bu rakam 2 milyara çıkmış bulunuyor.Üretilen ve daha sonra analiz edilmesi gereken veri miktarı ise yüzlerle terabayt olarak ifade edilmekte.

DNA’nın çift sarmallı molekülü,4 baz molekülün uzun bir özel dizilişinden oluşuyor.Adenine,cytosine,guanine ve thymine olan bu baz moleküller kısaca A,C,G,T olarak anılıyor.Yaklaşık 3 milyar bazlı insan genomonun dizilişini bulmak için bilgisayarlar,her biri 2000,3000 bazdan oluşan binlerle DNA parçasını tarayarak veri tabanına koyuyor.Daha sonra bir birleştirme algoritması bunları karşılaştırıyor,örtüşmeleri buluyor ve gittikçe uzayan dizilişi oluşturuyor.

Neandertal genomun incelenmesinde durum biraz farklı ve oldukça zor olmuş. Analiz örnekleri Hırvatistan’daki Vindija mağaralarında yaklaşık 38 bin yıl önce yaşamış olan Neandertal kemiklerinden elde edildi.Örnek olarak alınan ve 400 miligram kadar olan kemik tozunda bulunan DNA parçaları,çok kısaydı ve ortalama sadece 50 kadar baz molekül içeriyordu.Geçen binlerle yıl süresinde kimyasal bozulmalar yanında ayrıca mutasyona da uğramışlardı.Bunun da ötesinde topraktaki bakteri DNA’larından bulaşmalar söz konusuydu.Bu çok zor analiz için bir araştırmacı saman yığınında bir iğne bulmak derken,bir diğeri binlerle parçadan oluşan bir yapboz bilmeceyi resmin ne olduğunu bilmeden çözmek ve yapmak olarak nitelendiriyor.Neyse ki tamamlanmış bulunan insan genomu ve şempaze genomu elde bir referans olarak bulunuyor.Zaten bu üç genom arasındaki benzerlik %99 dolayında.

Neandertal fosillerinden 50 baz moleküllük DNA parçaları elde edildikten sonraki iş insan ve şempaze genomlarında bunlara uyan yer bulmak oluyor. Almanya’daki Max Planc Institute for Evolutionary Anthropology kurumunda yürütülen projenin başkanı olan ABD’deki University of California Santa Cruz profesörlerinden Richard Green,50 baz moleküllü DNA parçalarının 3 milyar bazlı insan ve şempaze genomları ile karşılaştırarak uygun yer bulunması işinin,kavramsal olarak basit gibi göründüğünü ama bunun çok ağır bir iş yükü oluşturduğunu söylüyor.

İzdüşüm bulma(mapping)denebilecek bu işlem aslında genetik araştırmaların bir temel aracı.Yalnız burada gen mutasyonu gibi bir ek zorluk var. Mutasyon nedeniyle doğru uyuşum sağlanamayabilir.Bunun için Enstitüdeki ekip kendi özel yazılım geliştirmiş.“Anfo Short Read Aligner/Mapper”adını verdikleri bu programın diğerlerinden farkı,uyumm ararken araştırmacıların bilgi ve deneyimini de dikkate alması.Örneğin araştırmacılar bir DNA parçasının başında C’den T’ye ve sonunda da G’den A’ya mutasyona çok raslanıyor.

Projede kullanılan iki Linux makine toplam 500 işlemci içeriyor.Bu ortamda sıralama makinasından çıkan milyonlarla DNA parçasının hangilerinin Neandertallere ait olduğu ve onların yerinin ne olduğu bir haftayı aşan bir süre içinde yapılabiliyor.azılımın geliştirilmesi devam etmekte.

Daha fazla bilgi için: http://www.sciencemag.org/site/special/neandertal/feature/index.html

Sponsor

Ad

E-posta *

Mesaj *

Text Widget

Labels

Channels

Category 3

Güncel Teknoloji Blogu..

Labels

Sponsors

Post of the week

Find us on facebook

Son Yorumlar

https://www.facebook.com/seyitshnn

Partners

++Teknoloji Kalemim

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Channels

Labels

Channels

Channels

Popular Posts

Blog Arşivi

Followers

Blog Archive

Postagens populares

Sidebar One

Stats

Category 2

Category 3

Popular Posts

Join the Club